banner20

banner13
17 Temmuz 2019 Çarşamba

Prof. Dr. Ünsal Ban 'Başkanlık sistemi gelirse ekonomi ne olur?'

Yeni Şafak Gazetesi yazarı Prof. Dr. Ünsal Ban bugün kaleme aldığı köşe yazısında 'Başkanlık sistemi gelirse ekonomi ne olur?' sorusunu gündemine aldı.

02 Mayıs 2014 Cuma 10:43
Prof. Dr. Ünsal Ban 'Başkanlık sistemi gelirse ekonomi ne olur?'

Kaleme aldığı ekonomi yazıları ile her daim gündemde olan Yeni Şafak Gazetesi yazarı Prof. Dr. Ünsal Ban bugünkü köşe yazısında pek çok kişi tarafından merak edilen bir hususu gündemine aldı. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine çok az bir zaman kala siyasi kulislerde Başkanlık sistemi konuşulurken, Prof. Dr. Ünsal Ban  'Başkanlık sistemi gelirse ekonomi ne olur?' ile kaleme aldığı yazısında çok çarpıcı gerçeklere değindi. 

 

 Prof. Dr. Ünsal Ban'ın 'Başkanlık sistemi gelirse ekonomi ne olur?' başlıklı köşe yazısı

Bu cumhurbaşkanlığı seçiminin farklı bir anlamı var.

Cumhurbaşkanımızı ilk defa bizler seçeceğiz ve o cumhurbaşkanı millet iradesiyle Köşk'e çıkmış bir isim olarak çok daha güçlü bir konumda bulunacak.

Tam da bu noktada 'siyasal rejim' tartışmalarının öne çıkması kaçınılmaz oluyor.

Biz bu tartışmalara, çoğu zaman göz ardı edilen 'siyasal sistem/rejim ile ekonomik performans' arasındaki ilişkiye dikkat çekerek katkıda bulunmuş olalım.

Parlamenter sistemden başkanlık veya yarı başkanlık sistemine geçilmesi halinde Türkiye ekonomisini neler bekler?..

Bu meseleye göz atalım:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti kısa sayılabilecek süreçte çok bunalımlı dönemlerden geçti.

Doğrudan darbeler, modern, post modern/ dost modern darbeler, muhtıralar, bu süreçlere giden yollarda bir dolu tezgâh, büyük toplumsal olaylar...

'Görmedim ömrümün âsûde geçen bir demini' şarkısı tam da bizim durumumuzu anlatıyor.

Şöyle rahat, huzur dolu bir on yılı üst üste görebilen vatan evlâdı varsa çıksın ortaya.

Sistemin aksadığı dahası tıkandığı ortada.

Bu da sistemin değişmesi gerektiğine ilişkin görüşlere kuvvet kazandırıyor.

Türkiye'nin serüvenini incelediğimizde, koalisyon dönemlerinin tamamında büyük kayıplara uğradığımızı, bu istikrarsız yapıların parlamenter sistemin zaafa düşmesine zemin teşkil ettiğini görüyoruz.

Bizdeki parlamenter sistem bugün değilse yarın, yarın değilse öbürgün koalisyon hükümeti oluşturur...

Bu da yine sancı, yine sıkıntı, yine kesinti demek!..

*

Başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerinin sık sık gündeme gelmesi de böyle bir endişeden kaynaklanıyor zaten.

AVANTAJ SAĞLAYAN FARKLAR

Başkanlık sistemini parlamenter sistemden ayıran temel özellik, yürütme organının biçimi ve rolü ile ilişkilidir. Başkanlık sisteminde yürütme organı ile yasama organı iç içe geçmemiş olup, bu durum devlet başkanının gerçek anlamda icra gücüne sahip olması anlamına gelmektedir. İcra gücü ile krizlere çok daha hızlı müdahale imkânı sunan başkanlık sisteminde, istikrarsızlıklar daha ortaya çıkmadan engellenebilmektedir.

Dahası, başkanlık sisteminde güvensizlik oyuyla hükümet düşürülüp erken seçim yolu açılamamaktadır.

Siyasal krizlerin engellenerek uzun vadeli politikaların izlenebildiği başkanlık sisteminde, seçim kaynaklı popülist politikalar bir kenara bırakılarak ülke sorunlarının çözümüne odaklanılmaktadır.

Yarı başkanlık sistemi de, hükümet başkanı ve cumhurbaşkanı arasında yürütme yetkilerinin paylaşıldığı, yasama ve yürütmenin işbirliği içinde çalıştığı, kesin kuvvetler ayrılığının olmadığı bir hükümet sistemidir. Bu sistemde de cumhurbaşkanı genel oy ile halk tarafından seçilmekte ve hükümet, Meclis'e karşı sorumlu sayılmaktadır.

En bilindik örnek olarak Fransa'nın uyguladığı bu sistem, parlamenter sistemden belirgin farklarla ayrılmaktadır.

Klasik parlamenter sistem cumhurbaşkanına sembolik görevler yüklerken, yarı başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının yetki sahası oldukça geniştir. Yarı başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının sahip olduğu yetkilere örnek olarak; meclisi dağıtabilme, referandum isteyebilme, anayasa konseyi üyelerini atama, olağanüstü durum ilan ederek yasama, yürütme ve hatta yargı gücünü elinde toplayabilme verilebilmektedir. Dahası cumhurbaşkanı, dış politika ve savunma konularında da belirli bir ağırlığa sahiptir.

Başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerinin parlamenter sistemdeki boşluklardan kaynaklanan siyasal risk ortamlarının ortaya çıkmasını engelleyici yanları bulunmaktadır. Bu durum, siyasal istikrar ortamının devamlılığını sağladığı gibi ülkelerin ekonomileri üzerinde de olumlu etkiler meydana getirmektedir.

Siyasal rejimin ekonomik performansı ne yönde etkilediğine ilişkin çalışmalar, başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerinin parlamenter sisteme kıyasla ekonomik performansı, istikrarı artıcı etkilerine işaret etmektedir. Parlamenter sistemin mali disiplini bozucu etkilerine karşılık başkanlık ve yarı başkanlık sistemlerinde kamu harcamaları daha düşük seviyelerde gerçekleşmekte, bu da bütçe gelirlerinin daha etkin bir şekilde kullanılmasını mümkün kılmaktadır.

 

YAZININ DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

    Yorum yazmak için sitenin üst kısımdan giriş yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen olun!
ÖZEL HABER
HAVA DURUMU
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
EN ÇOK OKUNANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
EN ÇOK YORUMLANANLAR
BUGÜN
BU HAFTA
BU AY
ARŞİV
banner17